Skip to content Skip to footer

BEBEK VE BAĞLANMA

Bir bebek dünyaya geldiğinde bakıma ihtiyaç ile doğar. Bu bakım ihtiyacı fiziksel bakım ile değerlendirilir genellikle fakat bir bebeğin fiziksel bakım dışında ruhsal anlamda doyurulmaya da ihtiyacı söz konusudur. Nasıl ki fiziksel ihtiyaçlarımızdan elzem olan su içmek ve yemek yemeyi ele aldığımızda gün boyunca bunlardan birin almadığımızda vücudumuz acı sinyalleri yolluyor ise psikolojik ihtiyaçlarımızdan güven, sevgi, ilgi gibi hisleri almadığımızda da vücudumuz yine acıyı hisseder.

   Bir bebek dünyaya gelmesiyle birlikte temel duyguları hissetmeye başlar. Bu duyguların anne ve baba sayesinde (ya da birincil bakıcılar) “tam kararında” haline getiriliyor olması bebek için önemli olacaktır. Bu önem bebeğin anne ve baba ile bağlanmasını, temel becerilerini kazanmasını ve güvende hissetmesini sağlar.

Anne bebek arasındaki ilişki bebeğin hem ruh sağlığı hem de fiziksel sağlığı hakkında olumlu yönde önemli bir yordayıcıdır. Bunun sağlanması belirli davranışlara bağlı olacaktır fakat önce biyolojik kökeninden bahsetmekte yarar olduğunu düşünmekteyim. Yapılan bir araştırmaya bakacak olursak; beynin Zona İncerta bölümünde bulunan belirli nöronlar sayesinde anne-bebek bağının oluştuğu görülmüştür ve bu bağ bebeğin stresini azaltırken kendini daha güvende hissetmesine, çevresini keşfetmesine ve önemli beceri ve davranışları geliştirebilmesi adına güvenlik ağı oluşturmaktadır. Keza yine bebekte bulunan parmak tutma refleksi ve bebeğin kokusu annenin bebeğe bağlanması adına olumlu doğal süreçleri başlatır. Bu süreç yine beynimizde ilgili bölgeyi aktifleştirerek biyolojik temelini sağlar.  

 Bowlby’e göre bebeğin zihinsel olarak sağlıklı büyüyebilmesi için bakım vereni ile her ikisinin de keyif aldığı sıcak, samimi ve sürekli bir ilişki içerisinde olmaları bağlanmanın temelini oluşturur. Bir anne normal koşullarda, bebeğin doğumuyla birlikte sezgisel kapasitelerine başvurarak bebeğe bakım verebilmeye ve bebeğiyle senkronize ilişkiler kurmaya başlayabilmektedir. Bu süreçte anne sezgisel kapasitelerini kullanırken bebeklerde hissettiği duyguya karşılık belirli tonlarda ağlama davranışı sergiler (Bebeklerde belirli duygular vardır ama duyguya dair belirli bir anlam kalıbı olmamakla beraber yine duyguya uygun davranışları sergilemeyi de bilemezler bu durum belirli tonlarda ağlama davranışını sağlar.) Bu bağlamda genellikle anneler bebeklerinin ağlamalarına göre istenen ihtiyacını anlamalarına şaşmamak gerekmektedir, anne bebeğin ağlama tonundan onun ihtiyacını anlar. Bu iki durum annenin bebeği anlamasını ve bağlanmanın daha güçlenmesini sağlar.  

Bağlanma sorunlarına katkıda bulunan etkenler arsında ise,

Anne babanın herhangi bir duruma bağlı (olağandışı görünüm, çok ağlama, anne babanın stres seviyesi, çocuğu isteme durumu vb.) duygusal reddetme içerisine girmesi, annenin baba bebek bağlanmasına aşırı müdahalesi (kaygılı yapı veya her şeyi anormal değerlendirmesi), bakım verene yardımın olmaması, yüksek riskli bebeklerde ilk ayrılma (küvözde kalma vb.), herhangi bir duruma bağlı anne veya babadan ayrı kalma gibi durumlar bağlanmayı olumsuz yönde etkileyebilir.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1109214

Yuexuan Li et al., Neurons for infant social behaviors in the mouse zona

incerta.Science385,409-416 (2024).DOI:10.1126/ science.adk7411

çocuklarda duygu düzenleme becerisi (Kitap)

Bir Cevap Yazın

Koç Psikoloji - Neslişah Koç sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin